Kokteylleriyle İnsanların Ruhlarına Dokunuyor

166

Küçük yaşlardan itibaren turizm sektörünün içerisinde büyüyen ve kendi ruhunu yansıtan barmenlik yeteneğini keşfettikten sonra Türkiye’nin önde gelen mekanlarında meslek hayatını sürdüren Çağatay Ercanla keyifli bir söyleşi yaptık.

Kendinizi kısaca tanıtır mısınız?

Şu an 25 yaşındayım. İstanbul’da doğdum ama güneyde, turizmin göbeğinde büyüdüm. Küçük yaşlardan itibaren insanları, sektörü izleme imkanı buldum. Tam donanımlı bir turizmci olan babam sayesinde bu işe atıldım diyebilirim. Kokteylin her kesimin tüketebileceği bir içecek olduğunu düşünüyorum. O yüzden çeşitli bölgelerde workshoplar düzenliyorum ve meslektaşlarıma yönelik sektörel eğitimler düzenliyorum.

Mixology’e olan ilginiz ilk ne zaman ve nasıl başladı?

Aslında pek çok kişi gibi bende turizm sektörü aracılığı ile bu işin içine girdim. 16 yaşımdayken turizm ve bu işin aslında ne kadar farklı olduğunu gördüm. Böylece asıl tutkumun ne olduğunu anladım…

Bir kokteyli oluştururken kullandığınız bilgi kaynakları neler?

Kokteyl oluştururken kilit hususlardan ilki nerede içileceği. Sonrasında nasıl bir kitlenin içeceği, hangi mevsimde içileceği, nasıl bir konsept mekanda servis edileceği gibi hususlar geliyor. Fark ettiyseniz daha içeriklere gelemedim. Bu iş insanların tat duyuları aracılığı ile ruhlarına dokunmakla ilgili. O yüzden bütün doğal ve beşeri etkenleri düşünmek gerekiyor. Karışımlarımda kesinlikle mevsimsel, sağlıklı ve doğal ürünler kullanmaya dikkat ederim. Bir şeyi mevsiminde ve doğru yerde tüketmenin keyfi bence hiçbir şeyde yok…

Kokteyl ve yemek eşleştirmesi yaparken nasıl bir yol izliyorsunuz? Bunun bir ritüeli var mı?

Eğer bir yemek için kokteyl yaratıyorsam yemeğin bir etnik yapısı, bir coğrafyası var mı onu araştırıyorum ki ben genelde bağlantıyı bu kıstas üzerinden yaparım. Ardından ağızdaki kıvamı ve yedikten sonra ağızda bıraktığı tat çok önemli. Güzel bir bitiş olmalı. Asidik ve bazik ürünler de çok önemli. Sonuçta bir sindirim süreci var ve o süreçte sıkıntı yaşamasını istemeyiz misafirlerimizin. Hem dokusal hem tat olarak tüm detaylar incelenmeli.

Evde kokteyl hazırlamak isteyen okurlarımıza neler önerirsiniz? Nelere dikkat etmeliler?

Evde kokteyl hazırlamak gerçekten çok basit. Ben atölyelerime ilk olarak şu söz ile başlarım, “Eğer bol alkollü kokteyl yapmak istiyorsanız ikinci kokteyli yapın.” İnternetten çok güzel bir margarita tarifi buluyorlar ve bol alkollü yapacağım diye kokteyli batırıyorlar. Kesinlikle en önemlisi ölçüdür evde yapılan kokteyllerde.

10 yıl içinde belirlediğiniz hedefleriniz var mı? 10 yıl sonra kendinizi nerede görüyorsunuz?

Ben yaşamayı seven birisiyim; tatmayı, koklamayı, bir şeyler üretmeyi… Kendimi, çıkardığım bardaklar aracılığı ile ifade etmeye bayılıyorum. Kendi öykülerimi, kendi tecrübelerimi bardaklara yansıtıyorum. 10 seneyi bilemem tabi ki ama şu an hem kokteyl atölyeleri hem de meslektaşlarıma profesyonel eğitim veriyorum ve bu eğitimleri bir üst boyuta taşımak için uğraşıyorum. Bunların yanı sıra insanlara tamamen güzel bir deneyim yaşatmak istediğim bir mekan projem var.

Mesleğinizle ilgili yarışmalara katılıyor musunuz?

Açıkçası barmenlik, yarışma süresinde yaptığında barmenlikten çok farklı. Bir barmen hayatın her alanında barmen olmalı. Kokular ile tatlar ile psikoloji ile sadece mesai saatleri içinde ilgilenmemeli. Bugüne kadar bir kaç derecem ve ödülüm var ama önemli olan o dereceyi ve ödülleri barıma beni ziyarete gelen herkesten her gece almak.

Röportaj: Ece Akman