Klasik Cam ve Kristal Objeler

195

Camın ana maddesinin tabiatta bulunan hali ve çeşitli işlemlerden geçtikten sonra kullanılabilir günlük eşya ve sanat objesine dönüşmesinin tarihçesi çok ilginçtir. M.Ö ki devirlerden başlayarak hemen hemen bütün büyük medeniyetlere misafir olmuş, benimsenmiş, bazen kutsanmış, beğenilmiş ve hayranlık uyandırmıştır. Tarihteki bu serüven, özel bir inceleme konusudur ve tavsiye ederim ki çok zevkli ve bilgilendirici olayları içeren anlatımlarla doludur. Fakat; bu yazımızda müzeler dışındaki cam ve kristal objelere uzanabilirliğimiz ölçüsündeki konulara değineceğiz. Tarihi eser sayılabilecek cam objeleri müzelerde görebilirsiniz.  

Saint-Louis: Fransa’nın dünyaca ünlü kristallerinin adıdır. Burası aslında Lorraine Dükalığı’na bağlı Münzthal adında bir kasabadır. Cam üretim merkezi olabilmesi için bütün özelliklere sahiptir. Yöre kumları ve ormanlarıyla ünlü 1500’lü yılların sonunda burada üretilen ürünler Avrupa’da ünlenmeye başlamış, Fransa kralı XV. Louis Lorraine Dükalığını tarafından Fransa’ya katılmış, ünlü cam atölyesine kraliyet payesi vererek kasabanın Almanca adını değiştirerek kendi adını koymuştur. (Kraliyet camcısı anlamına gelen Verreries Royales de Saint Louis). Fransız ihtilalinden sonra aristokrat alışkanlıklara aşina olan burjuvalar vasıtasıyla yeni zenginler de bu kristal objeleri sofralarında kullanmaya başlamışlar. Her türlü sıvı içeceklere ruh ve lezzet veren Saint-Louis kristalleri resmi davetlerin özel kolleksiyonerlerin ve lüks restoranların değişmez tercihleri olmuştur.

Avrupa kristallerine, 19. yüzyıldan itibaren bir büyü ve renk armonisi katan Saint Louis’nin dünya kristal üretiminde hem süsleme sanatı zenginliği açısından, hem de teknik açıdan özgün bir yeri de vardır. Saint Louis’in dünya çapında ün kazanmasını sağlayansa eserlerine cesurca eklediği yenilikler olmalı. Bu koleksiyonlarda renkli şarap bardakları, vazolar ve çeşitli masa aksesuarlarından likör takımlarına, lamba, abajur ve şamdanlara, hatta küllüğe kadar pek çok ürüne rastlayabilirsiniz. Cam işçileri, kesme ustaları ve nakkaşlar, bugün de geleneksel ağızla üfleme ve elle kesme kristal objeler üretiyor ve 24 ayar altın veya 1000 ayar gümüş kullanılır. Saint-Louis tasarımlarında bilhassa saydamlığa özen gösterilir. En ünlü ürünü de “Romeor” adı verilen, Ren Bölgesi’nin beyaz şarabı için üretilmiş olan bardaklardır. 19.yy sonunda tasarlanmış bir marka olan Lalique ise, heykel gibi objeler yaratır. Bunlar silis ve kurşunun 1400 derecede eritilmesiyle meydana gelir. Ürünler tamamen el yapımıdır. En önemli özelliği ise buğulu bir görünüşe sahip olmalarıdır. Genellikle temel parçalar avizeler, aplikler, kristal paneller, sehpalar, yemek masaları, kapı kolları, kristal mücevherler, heykeller ve sofra aksesuarlarıdır. 1900’lü yıllarda ortaya çıkan marka Cristal de Sevres ise ayaklı şarap kadehleri, viski başta olmak üzere değişik içki bardaklarıyla tanınır. Ayrıca şaraplar ve diğer içki şişeleri için hiç kesmesiz özel formlu bardaklar da yapılır. Ürün tasarımlarında sadeliğe ve net çizgilere önem verilir.  

Baccarat: Kökeni 1700’lü yılların ortalarına dayanır. O yıllarda Fransa kralı XV. Louis Lorraine bölgesinde küçük bir kasaba olan Baccarat’da saray için cam üretimi yapan  bir üretimhane kurmuştur. Baccarat firması kuruluşlarından 7 yıl sonra kristalde nihayet berraklığı yakalamış ve saray için ilk siparişlerini almıştır. Başta Fransa olmak üzere Avrupa sosyetesinin yeni zenginleri Baccarat kristalini bir prestij göstergesi olarak kabul etmeye başlamış, böylece Baccarat firmasının ünü tüm dünyaya yayılmıştır. Sultan Abdülaziz  1867 yılında Paris seyahatinde, Osmanlı sefareti için üzerinde imparatorluğun amblemi  “yıldız” bulunan bardak takımı ve sunum tepsileri sipariş etmiştir. Baccarat siparişlerimiz sadece bunlarla sınırlı değil, saraylarımızda-bilhassa Beylerbeyi ve Dolmabahçe’de bardaktan, şamdana, avizeye kadar pek çok Baccarat kristalini görmek mümkündür. Ayrıca Fransa’nın iddialı duyurusuna göre, dünyadaki en büyük Baccarat kristali koleksiyonu da İstanbul Dolmabahçe sarayındaymış.

 Murano: İtalya’da Venedik’in karşısında bir adacık… Dünyanın en ünlü cam merkezlerinden biri olarak bilinir. Dünyanın ilk gözlük camları, aynaları bu adada üretilmiştir. Venedik ve çevresinde cam üretiminin 10. yy’a uzanan bir tarihi vardır. Venedik’te o dönem yer alan yapıların ahşap içeriği fazla olduğu için, Venedik yönetimi tüm cam üreticilerini Murano adasına taşınmayı zorunlu kılmıştır. Cam sanayi, ateşle iç içe olduğundan yangın ihtimaline karşı etrafı suyla çevrili bu adada faaliyet göstermiştir. Büyük bilim adamı Galileo’nun en yeni teleskoplarını ürettiği gibi, Murano ürettiği aynalar ile birçok devlet saraylarını ve diplomat ve aristokrat villalarını süsleyen en önemli aksesuarlardan olmayı başarmıştır. Bunu üreten ustaların bu adadan edindikleri bilgileri başka ülkelere taşımaması için bölgeden kaçan ve yakalanan cam ustalarına çok yüksek para ödeme cezası verilmiş ve bir başka ceza yöntemi olarak da ustalar ayakları zincirlenmiş halde kürek çekmeye zorlanmıştır.          

Kosta Boda: İsveç’in Boda, Kosta ve Aforz şehirlerinde 3 ayrı fabrikası olan firma Kosta Boda,ismini bu şehirlerden almıştır. İsveç’in kumları kristal üretimine çok uygun bulunduğu için kristalle camı bir araya getiren ve cam üfleme aletlerini üreten bu fabrikanın ürünleri bilhassa Amerika ve Avrupa piyasalarına modern veya art-nouveau tarzındaki eserleri meraklıları tarafından keyifle kullanılmaktadır. Bilhassa İsveçli sanatçı Gunnel Sahlin 21. yy’ın “şiirsel işlevcisi” diye tanımlanmaktadır. Bu sanatçının “sezgisel yaklaşımı” cam işçiliğinde doruk noktadadır. “Ben insanların benim objelerime mantıkla değil duyguyla tepki vermelerini istiyorum” demesi boşuna değildir.

Yukarıda sözünü ettiğimiz tarihi ünlü kristal ve cam objelerin üreticilerinin örnek yapıtlarını çeşitli kataloglarda, antikacılarda, özel müzelerde ve hatta ağırlanma şansını yakalayabilirseniz büyük elçilik sofralarında görebilirsiniz. Konuldukları büfelere, sergilendikleri sofralara asil bir görüntü katan bu objeler saygıyı layıkıyla hak ediyor. Bütün bu çabalara ve çalışmalara rağmen, kristal markalar yine de ölümsüzlüğün ve klasik olmanın gücüne güveniyorlar. Yüzyıllardır her seçkin nesil onların bardaklarını ve ürünlerini kullandığına göre şimdiki çok güvendiğim akıllı gençlerimizin de bunun değerini anlayabileceğini düşünüyorum. Hoşçakalınız. S.S

Not: Dünyanın diğer bölgelerinde de cam ve kristal üretimi yapan (bilhassa Bohemya ve Silezya’da) üretici firmalar vardır. Yazımıza konu olan tarihi ünlü firmalar; derleyen kişinin özel tercih sıralamasıdır.

Derleyip Aktaran – Selçuk Savaşan