Kıyaslanamayan Lezzet Bu Adreste

340

Mimarisi anıtsal bir bina, müşteri ve misafir listesi işletmeye takdim edilen hediyeleriyle adeta bir medeniyet müzesi. Bu lezzet mabedinin yapımında kimlerin özel emeği yok ki? Okuyunca şaşıracaksınız. Ünlü ressamların, meziyetli mimarların, çini üstatlarının, vitray sanatçılarının emeklerini ve yapıtlarını okuyacaksınız.

Yapım tarihi itibariyle o yıllarda bir tek ithal malzemenin bulunmadığı dönemlerde Türkiye’mizde üretilen yerli malzemelerin tam haritası, tekrar ediyorum yerli ürünlerimizin en zengin ürün gamıyla meydana getirilen, aşılması zor bir statü sembolü olan bu muhteşem villanın mimarı devrin popüler ve aranan kabiliyeti Mimar Yılmaz Sanlı. Bina içerisinde büyük ölçülerde sabit yapılmış, imparatorluktan günümüze sosyal hayatın bir kesitini tablolarıyla betimleyen değerli hoca Prof. Dr. Mazhar Resmor.

Yedi adet yemek salonu bulunan bu ziyafet mabedinde ana salonun büyük kubbesindeki rengârenk vitray camların sanatsal ahenk içerisinde uyumu ve yerleştirilmesi Prof. Dr. Erol Eti’ye aittir. Duvarlardaki çinilerle yüzyılların soylu sanatı yeniden canlanmış. Hatların ve tezhiplerin ünlü sanatkârı müzehhip Muhsin Demironat’ın. Kısmen çağdaş oryantalist diyebileceğimiz İtalyan ressam (taşınabilir tablolar) Ennio Zattarin imzalı böylesi sanat ve lezzet mabedinin ziyaretçileri, daha doğrusu Beyti Güler Bey’in misafirlerini ve dostlarını tek tek yazmaya kalkarsam bana dergide ayrılan sayfa yetmeyebilir.  Hemen özetleyerek geçeyim; Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile başlayan Florya Köşkü’nün yiyecek içecek mübayasındaki tanışıklıktan tutun da bütün Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlarının, Genel Kurmay Başkanlarının, Başbakanların ve birçok devlet adamının, önemli ve ünlü sanayicilerimizin uğradığı ve yemek yediği mekân olmuştur Beyti.  Krallar, Kraliçeler, Şahlar, Arap Şeyhleri ve emirleri, dünyaya yön veren büyük kapital sahipleri (Rothschild, Mc Donnell Douglas, Rockefeller) gibi isimler dünyanın her tarafından davet edilmiş, bilim insanları ve ünlü sanatçıların hepsi Beyti Bey’e hatıra bazında hediyeler sunmuşlar, bazıları da özel konuk şeref defterine övgü dolu mesajlar yazmışlardır. Yerel seçkinlerin restoranı iken, uluslararası hale dönüşen bir müessese olmuş. Kimliklerimizi ve köklerimizi gösteren bir yapıt. Keşfetmeye değer bir kültür anıtı, sanatla dolu mükemmel bir inşaat.

Beyti ismi insanda ilahi bir his uyandırıyor. Bu duygu yaratıcılık ve kişisel fedakarlığın sonucudur. Mimari çizimler sanki sentezin evlatları gibi, zamanın çok ötesinde bir bina. Gelelim çekici bir inançla hem göze, hem damağa, hem de beyne hitap eden lezzetlere; Bütün et çeşitleri çok hafifçe pişirilip, ağızda eriyecek kadar yumuşak, lezzeti ve keyfi uzatmak için derhal yutmak istemediğiniz türden. Etler tamamen Trakya Bölgesi’nde açık arazide beslenen kıvırcık kuzularından temin ediliyor. Burada yiyeceğiniz yemekler coğrafi sınırlamalar olmadan, genellikle en iyi malzemelerle hazırlanmakta, yani lezzetsiz hiçbir şeye denk gelmeniz mümkün değil. Beyti’de lezzeti kelimelerle anlatmak imkânsız. İstanbul’da üst düzey lokantalar söz konusu olduğunda en iyi yemek yenecek yer.

Yaratıcılık ve özel kabiliyetle birleştirilmiş tarihi tarifleri görsel ve tatsal muhteşemliğin hatırlatıcısı olan bir bina içerisinde sözel tarihi Beyti Güler Bey’den dinlemek ayrıcalığını yaşadım. Kusursuzluğa bu kadar yaklaşabilen bir yer nasıl olur? Cevap; Lezzeti ve zarafeti önceleyen bir işletme içerisinde Beyti personeli gibi davranmak. Sadece yemek açısından değil; iç dekorasyon açısından da “grand” tabirini hak eden bir yer. Beyti Bey için mükemmeliyetin varış noktasından ziyade yolculuğun kendisi olduğu söylenebilir.

Selçuk Savaşan Chaîne des Rôtisseurs Yönetim Kurulu Üyesi-Adana