Hayal Ettiğiniz Her Şey Gerçektir -Pablo Picasso

152
DCIM100GOPROG0015403.

Yurt dışında “Bucket list” olarak duyduğumuz, ülkemizde ise “Ölmeden önce yapılacaklar” dediğimiz, biz fani kulların hayallerini sıraladığı listeler vardır. Herkes böyle bir listeye sahip değildir belki ama o listeye sahip olanlardan bir fani de benim.

2010 – 2012 yılları arasında Dubai’de çalışma ve yaşama fırsatı bulmuştum. O zamanlar ve günümüzde de fazlasıyla popüler olan “Sky Diving”, yani uçaktan paraşütle atlamayı çok istemiş, ancak bir türlü cesaret edememiştim. “Hayat” ve “iş temposu” gibi konular reklam arası görevini gördü ve ben bir türlü cesaretimi toplayıp, kanatlanıp uçtuğum o filmi izleyemedim.

Geçtiğimiz aylarda, yerel gazete eklerimizin birinde yamaç paraşütü ile ilgili haberi okuduğumda doğru zamanın geldiğini hissederek, 2012 yılından beri rafting, yamaç paraşütü ve trekking gibi etkinlikler yapan Everest Dağcılık Spor Kulübü’nü aradım. Kulüp Başkanı ve aynı zamanda Türk Hava Kurumu pilotu olan Sayın Fatih Kurt’a ulaştım. Kendisi hızlı bir şekilde bana dönüş yaparak heyecanımı olumlu karşıladı. Onun sayesinde bir pazar günü kendimi gökyüzüne dokunurken buldum.

O gün, beş yıldır bu işin içerisinde olan ve Türk Hava Kurumu’ndan gerekli tüm sertifikalara sahip eğitmenimiz Ramazan Bey, beni yüzünde kocaman bir tebessümle Menekşe Tepesi’nde karşıladı. Endişelerimin bir kısmının o anda beni terk ettiğini söyleyebilirim. Çukurova Üniversitesi ve Arboretum’a son derece yakın olan Menekşe Tepesi’nden Adana’yı bu kadar farklı bir şekilde görebilmenin keyfi ise yersiz endişelerime değer ve hatta gerçekten paha biçilemezdi.

Tüm yıl boyunca, hava koşulları el verdiğince yamaç paraşütü yapılabiliyormuş. Endişe edilmemesi gereken bir konu daha. Sadece yılın belli dönemlerinde rüzgar ve benzeri koşullara bağlı olarak Menekşe Tepesi yerine farklı lokasyonlarda öğlen saatinden akşam gün batımına kadar uçuş organize edilebiliyormuş.

Uçuşumuzdan sonra konuşamayabileceğimi düşünerek öncesinde eğitmenimiz ile biraz sohbet ettik. Tabii ki ilk sorularımdan biri yamaç paraşütünün güvenli olup olmadığıydı.

Ramazan Bey; yamaç paraşütünün tüm doğa sporları gibi belli riskler taşıdığını belirtti. Herhangi bir hava şartında gerekli güvenliği sağlamak ve sürekli güvenlik şartlarına uymanın bu riskleri en aza indirdiğini, kendi güvenlik kontrolleri arasında yer alan başlıkların en az birinde bile olumsuz bir durum var ise uçuşu gerçekleştirmediklerini belirtti.

Bu güvenlik kontrollerinin başında pilotun yeteneği, yeterli bilgi ve tecrübe sahibi olmasının yanı sıra ve ekipmanın sağlamlığı geliyor.

Kilo ve boy gibi fiziksel özelliklerin de önemli olduğu yamaç paraşütünde; pilot ve uçuşu yapacak yolcunun kilosunun 20 kiloluk ekipman hariç toplamda minimum 130 kg maksimum 220 kg olması gerekiyor.

Tek başına uçmak isteyenler olursa, Türk Hava Kurumu sertifikalı eğitmenler tarafından, teorik dersler veriliyor ve saha çalışmaları yapılıyor. Eğitimler başarılı bir şekilde tamamlandıktan sonra kursiyerler tek başına ilk uçuşlarını gerçekleştiriyor.

En çok şaşırdığım konu ise yaş sınırlaması idi. Bu güne kadar bu deneyime sahip olan en küçük yolcu 4, en yaşı olgun yolcu ise 85 imiş. Onun kim olduğunu sorduğumda ise Ramazan Bey kendi dedesini bir gün yolcu olarak uçurduğunu söyledi. Cesaretine hayran olduğum dedesine bir kez daha buradan saygı ve sevgilerimi iletiyorum.

Cesaret demişken kimler daha çok geliyor diye sorduğumda “İnanmazsınız ama bayanlarımız daha cesur” diyerek yanıtlıyor Ramazan Bey. Başlarına gelen en ilginç uçuş hikayesini sorduğumda ise bir bayanın erkek arkadaşına yamaç paraşütü yaparken evlilik teklif ettiğini söylüyor. O sırada bizi dinleyen ve uçmak için sırasını bekleyen bir bayan eşinin yanında ufak bir kahkaha patlatıyor. Bu kahkahadan sonra eğitmenimiz hazır mısınız diye soruyor ben de “başka bir seçeneğim var mı” diyor ve gözlerimi kapatıyorum.

Hedefleri; insanların sadece hafta sonları bir araya gelen arkadaşlar topluluğu olmaktan sıyrılmalarını sağlayarak, sporu gerçek anlamda yapmayı ve bunu yapmaya istekli sporseverleri aynı çatı altında toplamak olan Everest Dağcılık’a bu tarifsiz deneyim için yeniden teşekkür ediyorum. Önümüzdeki aylarda listenin neresinde oluruz bilemiyorum ama o zamana kadar sizlere bol hayalli, cesaret dolu tadından yenmez günler dilerim.