Depresyon Tedavisinde Yeni Bir Yöntem

114

Son yıllarda bilim adamları, düzensiz beyin fonksiyonlarını normalleştirecek ve aynen bir bilgisayar gibi resetleyerek, duygu, düşünce, hareket, hafıza gibi bir çok beyin fonksiyonunu normal haline getirecek araştırmalar peşindedir. İşte Transkranial Manyetik Stimülasyon  (TMS) tedavisi ile beyine şok manyetik uyarılar göndererek, beyinin hastalanmadan önceki sağlam durumuna yeniden dönmesi amaçlanmaktadır.               

Transkranial Manyetik uyarımda MRI’da kullanılanlara benzer elekromıknatıslar kullanılmaktadır. Kafa üzerinde bu elektromıknatısların ürettiği, manyetik darbeler sinir hücrelerinde ve sinir yollarında aynı eko gibi etkilenmelere neden olarak düzeltici etkiler sağlamaktadır.

Beyin hem kimyasal hem de elektriksel faaliyetleri olan bir organdır. TMS’de bir bobinden üretilen manyetik alan vasıtası ile beyne tekrarlayan manyetik uyarımlar verilir. Bu uyarımlar beynin içerisindeki doğal elektriksel süreçleri harekete geçirir. Bu şekilde manyetik uyarı sinir dokusunun kimyasal aktivitesini etkiler. Bu etki de bozulmuş kimyasal sinir iletisini yoluna sokarak tedavideki etkiyi oluşturur. Böylece TMS ile istenilen beyin bölgesindeki aktivite artırılıp azaltılabilmektedir. Nöropsikiyatrik hastalıklar, çok defa beynin çeşitli bölgelerinde artmış veya azalmış aktiviteye yol açarlar. TMS’nin, bölgesel kortikal etkinliği seçici olarak azaltma veya arttırma gücü vardır, bu sayede aşırı veya yetersiz uyarılmış beyin bölgeleri normal işlev düzeyine kavuşur. Tekrarlanan TMS tedavisinin beyin işlevini değiştirebilme gücü, sınırsız potansiyeli olan, etkili bir tedavi seçeneği oluşturur. Tüm dünyada, TMS tedavisinden ileri seviyede fayda temin etmeyi hedefleyen çeşitli araştırma girişimleri devam etmektedir. TMS tedavisinin potansiyel faydaları henüz tam anlamıyla keşfedilmemiştir.

Uluslararası hakemli dergilerde yayımlanan bilimsel çalışmalar TMS’nin  elektroşok (EKT) tedavisine yakın, ilaç tedavisi ve psikoterapilerden daha etkin tedavi edici değeri olduğunu göstermektedir. Yeni bir tedavi yöntemi olup ABD’de deneysel, Kanada’da rutin kullanılan bir uygulamadır. Türkiye’de halen hasta ya da yakınlarının rızası alınarak kullanılabilmektedir. FDA, 8 Ekim 2008’de tek ilaç tedavisine dirençli depresyon durumunda TMS kullanımını onaylamıştır. İlaç tedavisinin alternatifi değildir, birlikte kullanılabilir. İlaç tedavisinin etkisini güçlendirdiğine dair bilgiler gittikçe artmaktadır. Mucizevi bir tedavi yöntemi değildir,  hastaların %20-30’u yanıt vermemektedir, ancak etkinlik hakkındaki araştırmalar bu oranın düşüceği yönünde umut vermektedir.

Hastada nöbet oluşturmaması, hafızayı bozmaması, genel anestezi ve hastaneye yatma gerektirmemesi, bilinç kaybı yapmaması, acı vermemesi, gebelerde ve emzirenlerde güvenle kullanılabilmesi artılarıdır. Uygulanan kişiler günlük hayatlarına devam etmektedirler. Eksileri ise; tedavi etkinliği halen EKT düzeyine çıkmamıştır, nadir olgularda özellikle özgeçmişinde epilepsi (sara) hastalığı olanlarda nöbeti tetiklediği bildirilmiştir. Kalp pili olan hastalarda önerilmez, diğer kalp hastalarında bilinen sakıncası yoktur.

TMS depresyon ve OKB başta olmak üzere pek çok hastalıkta etkindir. Bilinmektedir ki beynin farklı bölgelerindeki sinir hücreleri birlikte, bir uyum içerisinde hareket etmektedir. Özel olan korteksin yargılama, yapma ve hayatlarımızı planlama işlemlerinde etkili bölgeleri ile limbik sistemin duygular ağırlıklı bölgelerini bağlayan zincirleridir. Depresyona yönelik bir teori de, depresif duygu durumunun bu zincirlerdeki bir dengesizlikten kaynaklandığını veya bu dengesizliğe bağlı olduğunu belirtmektedir. Tıpkı bir bilgisayarın formatlanması (sıfırlanması) gibi periyodik manyetik uyarımlar sonucu bu bölgelerdeki akımlar yeniden yapılandırılabilmektedir. Newyork Ulusal Mental Sağlık Enstitüsü (The National İnstitute of Mental Health) yapmış olduğu 3 farklı çalışma da Transkranial Manyetik Stimülasyonun (TMS), depresyon üzerine oldukça etkili olduğu ve ağır depresyonlarda nerdeyse EKT’ye yakın bir düzelme gösterdiğini bildirmişlerdir. Üstelik Elektro Konvulzif Tedavi (EKT) invazif bir yöntem olduğu halde TMS’nin hiçbir olumsuz etkisi yoktur. Gelecek yıllarda TMS’nin, depresyonda en etkili ve yan etkisiz tedavi olarak benimseneceğini belirtilmektedir. Sadece depresyon değil, anksiyete bozuklukları (OKB, panik atak gibi), işitsel hallüsinasyon (Şizofreni), yemek bozuklukları-bulimia tedavisinde de TMS başarı ile uygulanmaktadır.

Nörolojide bazı tür felçlerde, alzheimer hastalığı, parkinson hastalığında, konuşma bozukluklarında, bazı baş ağrılarında (migren),  epilepsi ve nöbetlerde, kulak çınlamasında kullanılmaktadır.       

Uygulamada; seansın başlangıcında hekimin hangi hemisfer, hangi frekans ve kaç vuru (puls) uyarı verileceğine dair talimatı alınır. Dişçi koltuğunu andıran bir koltuğa oturulup, başın ön kısmına plastikle kaplı metal bir bobin yerleştirilir. Hızlı manyetik vurular saçlı deri ve kafatasına nüfus edip, beynin sol ya da sağ prefrontal korteksinde mikro düzeyde elektrik akımları oluşturulmakta ve tekrarlanmaktadır. Bu tekrarlayan vurular bir TMS seansını oluştururken, bir seans yaklaşık 40 dakika sürmektedir. Seanslar 4-6 hafta boyunca haftada 5 gün olmak üzere uygulanmaktadır. Tedaviye yanıt genellikle 10. seanstan itibaren gözlenirken, yanıta göre 30 seansa kadar uzatılabilmektedir.

Sonuç itibariyle TMS, depresyon tedavisinde önemli bir tedavi unsuru olarak yerini almıştır. İlaçlara cevap vermeyen ya da tam düzelmeyen veya ilaç kullanmak istemeyen hastalar için umut ışığı olmuştur. Literatürde ilaçlara dirençli bir çok hastanın manyetik stimülasyonla düzeldiğine dair sayısız örnek vardır. Özellikle hamile olan ya da emzirme döneminde olup, ilaç kullanması sakıncalı olan bayan hastaların çok rağbet ettiği bir tedavi yöntemi durumuna gelmiştir.

TMS’nin yetkin bir sağlık merkezinde, bilinçli biçimde uygulanması ile hızlı biçimde  tedavi yanıtı alınabilmektedir.

TMS tedavi yöntemi 4 yıldan bu yana ülkemizde ve 1 yıldır benimle birlikte Nörolog Dr. Ali Karakelle ve ekibimiz tarafından Özel Batıkent Cerrahi Tıp Merkezi Nöropsikiyatri Ünitesinde başarı ile uygulanmaktadır.

Psikiyatri Uzmanı Tayfun Zeren