Çocuklarda Korku

114
Scared

Çocuklarda korkular yaşlara göre değişkenlik gösterir. Bebeklik döneminde sadece yüksek sesten ürken, irkilen bebeğiniz, 2 yaş civarı geç bebeklik döneminde yabancı insanlardan korkmaya başlayabilir. Artık yavaş yavaş dünyada kendisi ve ailesi dışında insanlar olduğunu da keşfetmeye başladıkça tanımadığı insanları ayırt edecek ve tedirginlik duymaya başlayacaktır. 3 yaşa geldiğinde çocuğunuzdan çok çeşitli korkular duymamız mümkündür. Bunların en başında genellikle karanlık korkusu gelir. Çünkü 3 yaşında artık çocuklar dünyayı kendi etraflarında dönüyor sanmakla birlikte kontrolleri dışında olan bazı şeyler olduğunu da anlamaya başlarlar. Okula başlamış, sosyal hayatla tanışmış, ailesinden bağımsız bir birey olma yolunda ilk adımını atmış ve bazı konularda kararları, fikirleri, sorumlulukları olmuştur. Dolayısıyla kontrol edebildiği şeyler olduğunu fark etmiştir. Kendisi dışında gelişen olayları, toplum hayatını her zaman istediği gibi şekillendiremeyeceğini yani her zaman dünyanın merkezinde olamayacağını, kontrol edemeyeceği şeyler de olabileceğini anlamaya başlar. Bu sebepten kontrol edememenin en basit ifadesi olan “karanlık” bu yaş grubunda korkuların başında gelir.

Scared

3 ve 5 yaşlar arasında çocuk artık hem çizgi filmlerin, oyunların, kitapların kısaca sosyalleşmesinin etkisiyle olmayan şeylerden de korkabilir. Cadılar, canavarlar, devler vs gibi şeylerden korkmak kontrol edemeyeceği, kendisinden çok büyük, kötü, baş edilemeyecek şeylerden korkmaktır aslında. Yani kontrolü dışındaki şeylerin yanına şimdi bir de kontrol edemeyeceği şeyler yani cüssesinden ve kötülüğünden dolayı kontrol etmeye gücünün yetmeyeceği durumları eklemeye başlar.

5 yaş civarında çocuklar artık daha bilinçli ve çevresinin farkındadır. Korkuları da buna göre şekillenir. Yabancılardan gelebilecek tehlikeler, hırsızlar gibi korkuları olabilir. Bunları sorgulamaya başlayabilir.

Korkular hepimiz için temelde hayatta kalmamızı sağlayan dürtülerdir. Bir durumdan korkmak, bazı hormonların salgılanması, beynimizin “ya savaş ya da kaç” komutunu vermesi demektir. Dolayısıyla bir çocuğun bir şeylerden korkuyor olması gayet yaşamsal normal bir olaydır. Dikkat etmemiz gereken nokta; neyden ne ölçüde korktuğudur. Uzun süreli, gündelik hayatını etkileyen boyutta korkularla ilgili yardım almakta fayda olabilir, bunu unutmamalıyız.

Bir diğer önemli konu da bizim büyükler olarak verdiğimiz tepkilerdir. “bunda korkacak ne var?” gibi söylemler “duygusunu küçümsemek”; ısrarla, sözde alışması için bir bahaneyle karanlık bir yere yollamak çocuğu “çaresizliğe itmek” olacaktır.

Anlayışlı ve sabırlı olmak, yalnız bırakmamak, ihtiyaç duyduğunda yanında olmak, dinlemek, kulak vermek hem korkularını yenmesinde, hem size güvenmesi konusunda çok faydalı olacaktır. Size bu konuda güvenirse büyüdükçe korkularını ve diğer duygularını küçümseme kaygısıyla saklamayacak, sizinle paylaşmaya devam edecektir. Kendisine saygı duyulduğunu, önemsendiğini hissedecektir. Küçükken saygı gördüğünü, önemsemediğini hisseden bir çocuk büyüdüğünde de kendisine ve çevresine saygılı, kendine güvenen bir birey olacaktır.